Sunday, December 20, 2009

Bipolar Disorder

Hepimiz arasıra ortaya çıkan inişli çıkışlı hayatlar yaşıyoruz. Fakat bipolar bozukluk, yani eski tabiriyle manik depresyon veya iki-üçlü duygudurum bozukluğu, manik atak ya da manik depresif bozukluk hatta çift kutuplu rahatsızlık olarak da bilinen isim zengini bu hastalıkla muzdaripseniz bu iniş ve çıkışları daha ağır ve yoğun bir şekilde yaşamaktasınızdır ve bunlarla başa çıkma şansınız çok düşüktür. Bu insanların günlük yaşamda yaşadıkları iniş çıkışlardan cok farklıdır; bipolar semptomları çok aşırıdır, zordur ve ağırdır birden parlayıp aniden sönen durumlar sözkonusu olur.

Bipolar, ilişkilerin zarar görmesine, işte ve okulda başarısızlıklara ya da kötü performansa sebep olur. Ama unutulmaması gerekilen nokta bipolar hastalığı tedavi edilebilir ve bipolarlı insanlar üretici ve kesintisiz, dolu dolu yaşamlar yaşayabilirler zaten fıtrat olarak genellikle hayat doludurlar.

Bipolar, genellikle kişinin zor bir duruma girmesiyle ortaya çikan ruhsal bozukluktur. Mesela büyük kararlar aşamasında iki arada bi derede kalmak ya da eş-iş değiştirmek gibi durumlarda daha çok görünen büyük ölçüde kalıtsal bir rahatsızlıktır. Çok duygusal ve hassas bir kişiliğe sahip, kimseyi kırmak istemeyen, narin ya da hiçbirşeyi kendi kendine halledemeyecek kadar zayıf insanlarda daha cok görülebilir.

Bir sabah kendinizi çok iyi hisseder ve güne çok güzel bir başlangiç yapabilirken diğer gün güneşin doğuşuyla sizin depresyona girmeniz ve kendizi yataktan kalkamayacak kadar kötü hissetmeniz gayet normal olarak karşılanabilir eğer manik depresifseniz. Ve malesef bu ömür boyunca sürebilir. 5.7 milyon Amerikalı yetişkinde bipolar hastalığı varken ülkemizde de bu sayının bir milyona hatta bazı araştırmalarda en az iki milyona kadar çıkabildiği yönündedir. Bipolar hastalığı tipik olarak ergenlik yıllarının sonunda veya erken yetişkinlik yıllarında gelişir. Ama bazı insanlar ilk semptomlarını çocuklukta yaşarlar ve bazılarında da yaşamlarının ilerdeki yıllarında ortaya çıkar. Eğer ailede bu hastalığı olan biri varsa diğer aile fertlerinden birinin de buna yakalanma olasılıgı çok yüksektir. Genellikle hastalık olduğu bilinmez, anlaşılmaz ve insanlara doğru teşhis konmadan ve gerektiği gibi doğru tedavi edilmeden önce, kişiler yıllarca çok fazla acı çekebilirler. Uzun vadeli bir hastalıktır ve bu hastalık çok dikkatle kişinin yaşamı boyunca kontrol altına alınmalı ve tedavi edilmelidir.

Şizofreni ve manik depresyonu birbirinden ayırmak önemlidir çünkü iki bozukluğun da birbirine benzeyen birçok özelliklerinin olduğunu söyleyebiliriz. Mesela iki hastalıkta tekrarlanan, süregen ve hem ilaç hemde psikoterapiye cevap veren ruhsal bozukluklardır. Fark olarak da, manideki insan bütündür, herşeyi bir bütün olarak yaşar fakat şizofreni de işler degişir, daha çok dağılmış, yaralanmış ve parçalanmış bir durum söz konusudur. Manik depresyon düşünceleri çarpıtır ya da bozar, korkunç davranışları uyarır, mantıklı düşüncenin temelini yok eder ve sıklıkla da yaşama isteği ve arzusunu yok eder. Aslında başlangıç olarak biyolojik bir hastalıktır ama kişi onun sebep olduğu psikolojik tecrübelerini yaşar. Hüngür hüngür ağlarken birden bire gülme krizine girebilirler ki burada ilk terapi yaptiğim ve bana biran için psikolojiden ömür boyu kopma tehlikesi yaşatan ilk hastamla alakali bikaç önemli noktadan bahsetmek istiyorum.

Manik depresif bir hastanin ne kadar tezat davranişlar sergileyebileceğini size anlatabilmemin çok zor olduğunu bunu anlayabilmeniz için şahsen tanık olmanız gerektiğini düşünüyorum aslında. Hıçkırıklar içinde ağlayan bir insan bunu bir anda kahkaha tufanına dönüştürüyorsa bilin ki karşınızda büyük bir ihtimalle bir manik depresif vardır. Duygusal davranmamamlı olabildiğince gerçekçi ve mantıklı olunmalıdır onlara karşı. Ve herşeye hazırlıklı olmada da yarar var. Seni seviyorum dedikten kısa bir süre sonra birden bire sizden nefret ettiklerini söyleyebilirler. Ve diğer depresyon türlerine göre bu hastalar daha zor iyileşir. Bu hastalığı yaşayanlar için hayat gerçekten zordur ki aynı şizofrenideki gibi intiharla sonuçlanan vak'aların bir hayli fazla olduğuna da şahit oluyoruz..

Manik ataklar sırasında kişi, son derece yaşam dolu, neşeli, canlı, mutluluktan uçan bir insan görünümü verir. Bununla birlikte aşırı tutumlar sonucu davranışlar, aile sosyal ve iş yaşantısı bozulur. Çok kolay motivasyonlarını kaybedebilirler, sorduğunuz bir sorunun cevabını anında almayışınız sizin probleminiz değil onların kendilerini kaybetmeleriyle alakalıdır.

Belirtilerine gelince, kişiden kişiye değişiklikler göstermekle birlikte genel itibariyle manik depresif bir hasta da şu belirtiler görülebilir;

•Aşırı konuşma eğilimi içindedirler, kişi, olağan durumundan farklı ve belirgin bir biçimde hızlı ve sürekli konuşmakta ve bazen karşısındaki insan tarafindan dinlenildiğinden emin olmaya çalısmaktadır,
•En önemli sayilabilcek özelliklerden biri uyku gereksinimlerinin düşmesidir, günlerce uyumadan yaşayabilirler ve buna rağmen kendilerini iyi hissederler, uykusuzluk onlar için bir problem teşkil etmez,
•Aşırı ve abartılı bir özgüven, izzet-i nefis görülür, kişi kendini, her şeye gücü yeten, her sorunu çözebilecek, giriştiği her işin üstesinden rahatlıkla gelebilecek bir durumda algılar,
•Kişi dikkatini belirli bir konu üzerinde, belirli bir süre tutmakta zorlanır. Zihinsel süreçler ve bunlara bağlı olarak konuşmalar, konudan konuya geçmekte, sıçramaktadır, sorularınız cevapsız kalabilir,
•Toplumsal ilgi belirgin bir biçimde artmıştır. Kişi çok daha sosyal, çok daha girişken, çok daha atak olur,
•Sonuçlarını hesaplamadan, yaşamdan zevk almaya yönelik etkinliklere girişilir,
•Giyiniş biçimini birden bire köklü bir şekilde değiştirebilir hatta eskisine nazaran daha da güzel ve baımlı bir hal alabilirler,
•Toplumsal kuralları zorlayan cinsel deneyimlere girişebilirler ve bunlar size çok saçma gelebilir onlar için gayet normal görünürken,
•Hesapsız para harcama en tipik özelliklerinden biridir, sonucunun ne olacağını düşünmeden hareket ettikleri için bu onlar için önemli değildir,
•Ayna karşısında uzun süre vakit geçirme gibi belirtiler kendini gösterir,
•Hastada sanrı ve varsanrı, ani saldırganlık ve ani hakaretler gözlemlenebilir, özellikle bu durum dikkat edilmesi gerekilen bir noktadir,
•Hastalar genelde uzun yıllar depresif bozukluk teşhisleri alabilir,
•Teşhis için hasta yakınlarını dinlemek çok önemlidir çünkü hasta kendi gerçek durumunun farkında olmayabilir ya da tersi hasta olarak tanımlanmamak korkusuyla hastalığını saklama ya da hekimi yanıltmaya çalışabilir, ve bazen bunda başarılı da olurlar.

Tedavisine gelince, eğer doğru tedavi uygulanmazsa hastalık daha çok ağırlaşabilir ve intiharla sonuçlanabilir. Bipolar bozukluk tedavisinde ilk tercih olarak duygudurum düzenleyicisi denilen ilaç grubundan Lithuril marka lityum karbonat tuzu kullanılır. Türkiye'de yaklaşık 30 bin kişi tarafından kullanılmaktadır. Yinelenen bir pataloji olması nedeniyle lityum tabletlerinin ömür boyu alınması gerekebilir. Genellikle Lithuril’in bir zaman sonra bırakılmak istenmesi de söz konusu fakat benim tavsiyem kesinlikle doktordan habersiz bunun yapılmaması gerektiğidir çünkü daha sonra çok daha ağır bir manik atakla karşılaşmak içten bile değildir. Eğer hasta cok daralıyorsa sadece dozunu azaltmalı ama bu doktorun da bilgisi dahilinde olmalıdir. Unutmadan Lityum tabletlerinin bazı yan etkileri görülebilir, bulantı, kusma, sık su içme gereksinimi, ellerde titreme ve kilo alma gibi. Hamilelik dönemleri süresince lityum kullanımına ara verilmelidir. Yani ne düşündüğünüz ya da ne hissetiğinizden çok doktorun tercihleri daha önemlidir. Eğer aniden bırakılırsa atak geçirme ihtimalinin fazla olduğunu gösteren birçok araştırma vardır.

İlaçla tedavi, hastalığın kontrol altına alınması içindir. Esas olan bir psikoloğun tedaviye katılmasıdır. Kişi, bir psikoloğun yardımıyla, depresyon eğilimlerine karşı bir savunma geliştirmelidir ve bu eğilime karşı da hazırlıklı olmalı, bitkiselliğe kadar varabilecek süreçlere müdahale etmelidir. İlac tedavisinin yanında, terapinin, aile yardımının, düzenli sporun –bu noktada doğru nefes alıp vermenin bile- sağlıklı beslenmenin, hatta güneş ışığının tedaviye yardımı çok büyüktür. Nasıl olacak gerçekten bende bilmiyorum ama olabildiğince stresten uzak bir yaşam sürmekte çok büyük fayda vardır. Unutmayın, atak geçirmeye iten şeylerin başında atak geçirecegim endişesi, dış etkenler ve yaşanan olumsuzluklar, negatif düşünceler ve de olayların üst üste gelmesi, stres, sıkıntı, can sıkıcı ya da olmak istenilmeyen bir ortamda bulunma... gibi etkenlerdir, bunlardan ne kadar uzak durulabilirse hasta için o kadar iyi olur.

Gözlerinizi kapatın ve düşünün, öyle birine aşık oluyorsunuz ki, bu insanın küçük ya da –küçük görüntüsünün içinde aslında kocaman olan- dünyasının içine bir tek kendisini sığdırabilen ve kimsenin hiçbir şekilde giremediği ya da kimsenin çaresi için bir ışık olamayacağı bir hastalığa muzdarip. Ve bu aşkın diğer faili de bir zihin hastalıkları doktoru.. Eğerki dünyaya bir manik depresifin gözünden bakmak istiyorsanız Mr Jones kesinlikle arşivinizde olması gereken bir film. Ama unutmadan kendisi ayni zamanda manik depresif olan bir arkadaşımdan dinlediğim filmin tamamıyla anlaşılabilmesi için kişinin bu depresif bozuklukla muzdarip olmasi gerektiği.. Benim şahsen çok beğendim ve etkisini hiç bir zaman kaybettirmeyen duygusal bir film Mr Jones. Bu arada gerçekten ilgiliyseniz Jimi Hendrix'in de çok güzel bir şarkısı var Manic Depression adında.. İlgililere duyrulur…


hya...

No comments:

Post a Comment